Titanik Faciasından Sağ Kurtulan Goldsmith Ailesinin Göz Dolduran Trajik Hikayesi

15 Nisan 1912’de Titanik, buzdağına çarparak Kuzey Atlantik’in soğuk suyuna battı. O esnada gemide Goldsmith ailesinin üyeleri de vardı. Frankie Goldsmith ve ailesi, filikaya binerek New York’ta kendilerine tertemiz bir sayfa açsalar da bu süreçte binbir zorluk atlattılar. Frank John William Goldsmith’in hikayesine gelin beraber bakalım…

Kaynak: https://www.titanicuniverse.com/frank…

15 Nisan 1912’de Titanik, buzdağına çarparak Kuzey Atlantik’in soğuk suyuna battı. O esnada 1500’e yakın insan hala güvertedeydi.

Bu trajik olay filmlere ve kitaplara konu olmuş ve yıllarca konuşulmuştu.

Bugün sizleri tekrardan Titanik’in battığı tarihe götüreceğiz ve o iç burkan kazadan sağ kurtulan Frank John Williams Goldsmith ile tanıştıracağız.

19 Aralık 1902 yılında İngiltere’de dünyaya gelen Goldsmith, ailesinin en büyük çocuğuydu. Kendinden küçük ve yıllar önce difteriden kaybettiği iki kardeşi vardı. Michigan’da daha fazla iş fırsatı olacağını düşünen Goldsmith, Amerika’ya taşınmaya karar verdi.

Goldsmith ailesi, Titanik’te “Üçüncü Sınıf” yolcu bileti satın aldı. Goldsmith ailesi, yalnız değildi. Yanlarında iki arkadaşı daha vardı.

Küçük oğulları seyahat halindeyken kendi akranlarından bazı arkadaşlar edindi ve gemideyken sürekli olarak dolaştı.Küçük Goldsmith ve arkadaşları kazan dairesine girdiler ve oradaki işçileri izlediler.

14 Nisan 1912 gecesi Titanik çarptığında, Frank Goldsmith eriyen buzun metalleri titrettiğini hissetti. Akabinde de oğlunu, kapısını ve kendisiyle birlikte seyahat eden iki arkadaşını uyandırdı.

10 yaşındaki küçük Frank ve annesi filikaya bindirildi. Goldsmith’in kitabına göre 16 yaşındaki Alfred Rush’a da filika da bir yer teklif edildi fakat kendisi bu teklifi reddetti. Alfred Rush, orada hayatını kaybetti.

Goldsmith, filikadan Titanik’in tüm lavabosunu görebiliyordu. Sabah 2 sularında Titanik yavaş yavaş dibe batmaya başladı.

Asıl çile o zaman başladı. kurtarma gemisi Carpathia’nın gelmesi birkaç saat sürdü. O esnada Kuzey Atlantik’in buz gibi sularında 705 kişi yüzüyordu. Anne Goldsmith ve oğlu Frankie teknede yüzerken Titanik’in batmasına şahit oldular. Frankie’nin bunu görmemesi için çabalansa da küçük çocuk o anlara anbean şahit oldu.

Kurtarma gemisi Carpathia geldikten sonra 705 Titanik yolcusuna ev sahipliği yaptı.

Yeterli yatak olmadığı için şartlar oldukça zordu. İnsanlar yerde battaniyeyle uyuyorlardı. Anne Goldsmith, kurtulan kişilere giysi dikerek ve çocuğunu sakinleştirerek tüm zamanını geçirdi.

New York’a vardıklarında Frankie Goldsmith ve ailesi, Michigan’a yardım alarak ulaştılar.

Detroit’te Frankie’nin akrabaları vardı. Frankie ve annesi Navin Field’in yakınlarında bir eve yerleştiler. Frankie çok genç olduğu için babasının öldüğüne dair hiçbir fikri yoktu.

Frankie büyüdükten sonra Titanik hakkında bir kitap yazdı: Kitapta evinin yanında bir beyzbol sahası olduğundan ve bu sahadan gelen bağırma seslerini Titanik’teki insanların bağırma sesine benzettiğinden bahsetti.

Bu nedenle o sahaya hiçbir şekilde adım atmadı. 23 yaşında Frankie evlendi ve üç çocuk babası oldu. Ohio’ya taşındıktan sonra İkinci Dünya Savaşı’nda fotoğrafçılık yaptı. Yazdığı kitap ise 1991 yılında Titanik Tarih Derneği tarafından yayımlandı.

Frankie’nin 1982 yılında 79 yaşına geldiğinde hayatını kaybetti. Kendisinin son dileği küllerinin Titanik’in battığı yere dökülmesiydi.

Siz neler düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalım!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x