Sormamız Gereken Bir Soru: Deprem Vergileri Nerede?

Her depremden sonra olduğu gibi 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve Türkiye’nin 10 ilini etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından da “deprem vergileri nerede?” sorusu gündemden düşmüyor. 

Gelin bu yazımızda deprem vergilerine ne olduğunu inceleyelim.

Nedir bu deprem vergileri?

Öncelikle söylenmesi gereken şey, doğrudan deprem vergisi ya da deprem vergileri adında vergilerin olmadığı. 17.08.1999 tarihinde yaşanan Marmara Depremi devlet gelirlerinin %15’inin tahsil edildiği bölgede gerçekleşince büyük bir finansman açığı ortaya çıkıyor. Bunun sonucunda hükûmet, bölgede ortaya çıkan yıkımı gidererek hayatın mümkün olduğunca kısa zamanda normale dönüştürülmesini sağlayacak finansman ihtiyacını karşılamak için altı tane yeni vergiyi yürürlüğe koyuyor. Bu vergilerden; ek gelir vergisi, ek kurumlar vergisi, ek emlak vergisi, ek motorlu taşıtlar vergisi tek sefer alınıyor. Özel iletişim vergisi ve özel işlem vergisi ise 2003 yılı sonuna kadar uygulanıyor. 

Özel iletişim vergisi ile şans oyunları oynanması nedeniyle doğan özel işlem vergisinin uygulanma sürelerinin 2003 yılı sonunda sona ermesi üzerine bu vergiler 2004 yılından itibaren “özel iletişim vergisi” ve “şans oyunları vergisi” adı altında tahsil edilmeye başlanıyor. 

Bugün siyasiler başta olmak üzere toplumun büyük kesimince deprem vergisi olarak tabir edilen ve tartışılan vergi, geçmişten beri aynı adla yürürlükte olması nedeniyle “Özel İletişim Vergisi”. Oysa şans oyunları vergisinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerekiyor. Çünkü özel işlem vergisi yürürlükten kaldırılmadan önce şans oyunları vergine dönüştürülüyor.

Deprem vergilerinden ne kadar gelir elde edildi?

Depremden hemen sonra çıkarılan altı vergiden, yürürlüğe girdikleri 1999 yılından, yürürlükten kalktıkları 2003 yılına kadar elde edilen tutar 5,5 milyar TL’ye yakın. Deprem için bütçeden yapılan harcamalar ise yaklaşık 287 milyon TL. Deprem ile ilgili yapılan toplam harcamalar ise (bütçe dışı fon harcamaları, bağış ve hibeler, dış krediler vs.) yaklaşık 445 milyon TL. 

Bugün hâlâ uygulanan özel iletişim vergisi ve şans oyunları vergisinden 1999 yılından, 2022 yılı sonuna kadar elde edilen toplam gelir ise yaklaşık 120 milyar TL.

Deprem vergileri nerelere harcandı?

Bütçe istatistiklerinde deprem için yapılan harcama tutarları yer almakla birlikte, bu harcamaların içeriklerine ilişkin herhangi bir bilgi bulunmuyor. Ancak 2012 yılında cevaplanan bir soru önergesinde harcamaların içeriğine ilişkin bilgiler yer alıyor. Önergede; depreme hazırlık çalışmaları kapsamında çok sayıda proje yürütüldüğü ve depremden en çok etkilenen illerde gerekli kamulaştırmalar yapılarak 43.053 hak sahibine konut teslim edildiği bilgisi yer alıyor. Yine depremden etkilenen illerde orta hasarlı konutların ve işyerlerinin güçlendirilmesi kapsamında toplam 377.518.800 TL, yine bu şehirlerde ve köylerde evlerini yapanlara yardım kapsamında 11.703.900 TL ve afet bölgesinde konut satın almak isteyenlere 225.000.000 TL kredi ödendiği de belirtiliyor. 

2011 yılında yaşanan Van Depremi sonrasında deprem vergilerinin nerelere harcandığı sorusu dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e sorulduğunda ise Şimşek; “duble yollara gidiyor, demiryollarına, havayollarına, çiftçimize, eğitime gidiyor” şeklinde bir cevap veriyor.

Deprem vergileri neden deprem için harcanamıyor?

Akıllara neden deprem için tahsil edilen vergilerin tamamının deprem için harcanmadığı sorusu gelebilir. Bunun başlıca iki nedeni bulunuyor. Birincisi bütçede geçerli olan “adem-i tahsis” ilkesi. Bu ilke, deprem vergilerinden elde edilen gelirlerin doğrudan doğruya deprem ile ilgili harcamalarının finansmanına aktarılmasına engel oluyor. Bu nedenle tüm vergilerde olduğu gibi, bu vergilerden elde edilen gelirler de bütçeye gelir kaydedilerek, harcamaların gerektirdiği ölçüde kullanılıyor.

İkincisi ise, bu vergilerin 2003 yılı sonuna kadar yalnızca deprem harcamalarının finansmanı için değil, aynı zamanda o dönemde uygulanan ekonomik istikrar programının desteklenmesi amacıyla yürürlüğe konulmuş olmaları. Bu nedenle bu vergilerden elde edilen gelirlerin tamamının deprem harcamalarının finansmanı için kullanılması beklentisi, düzenlemenin amacı açısından da yanlış bir beklenti doğuruyor.

2003 yılı sonrasında özel iletişim vergisi ile şans oyunları vergisinin kalıcı hale getirilmesinin nedenleri olarak ise; telekomünikasyon hizmetlerinin vergilendirilmesi ve bahis ve şans oyunların vergi kapsamı dışında kalmasının önüne geçilmesi gösteriliyor. Bu nedenle 2003 yılı sonrasında bu vergilerden elde edilen gelirlerin deprem için harcanması da söz konusu olamıyor.

Peki, ne yapmalı?

Deprem gibi olası afete hazır bir yapının oluşturulması için, depreme özel finansman kaynakları yaratılması en doğrusu. Bu bakımdan ihtiyaç duyulan kaynak türü, depremin finansmanı özel amacıyla toplanacak ve gerektiğinde kullanılacak bir kaynak olan deprem fonu olarak karşımıza çıkıyor. 

Ancak fonlarla ilgili Türkiye’nin karnesi kötü. Özal’lı ANAP iktidarında bürokratik engellerin aşılarak işlemlerin hızlandırılması amacıyla kurulan fonların sayıları ve yol açtığı sorunlar artınca çoğunun tasfiye edilmiş olmaları deprem fonuna da kuşkuyla yaklaşılmasına yol açıyor. 

Yine de başarılı uygulamalar da mevcut. Örneğin Japonların, 2011 yılında yaşadıkları depremin ardından harcamaların finansmanının emeklilik fonları ve çocuklu ailelere yapılan yardımları artırmak için ayrılan para ile finanse edilmek zorunda kalmaları üzerine, felaketten sonra bir çözüm üretmenin yararsızlığını anladıklarını belirterek, 2014 yılında afet sonrası ihtiyaca göre hızlıca kullanılmak üzere kurdukları ‘Özel Afete Hazırlık Fonu’ bulunuyor.   

Özetle, eğer deprem için kullanılacak bir gelir yaratmak istiyorsak fon uygulaması en doğru çözüm gibi duruyor. Aksi halde cevap alamayacağımız “deprem vergileri nerede?” sorusunu sormaya devam etmemiz kaçınılmaz gibi görünüyor. 

Betül HAYRULLAHOĞLU

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir