İstanbul’da 2000 Öncesi Yapılan Binalar Şehirlerden Fazla: Deprem Ülkesinde Binaların Katları ve Yaşları

Depremlerin doğal bir gerçek olmasına alışamamamızda ana neden yapılara güvenmiyor olmamız. Oysa günümüz teknolojisi, bilim ve bireysel bilinç depreme karşı en korunaklı yöntemler. ‘Türkiye, bir deprem ülkesi’ bunu 1999 yılında çok da eski olmayan bir hafızada bilmemize karşın Türkiye’nin yapı stoku geçen yıllar içinde ne durumda bir bakalım.

6 Şubat’ta 7,7 ve 7,6 büyüklüğünde iki depremle yeniden hatırladığımız gerçekler son belirlemelere göre, 30 binden fazla cana mal oldu. Türkiye’nin fay hatları üzerinde olduğunu biliyor olmamıza rağmen yapı stoku deprem beklentisi olan bölgelerde ne durumda bakalım.

Türkiye, 783 bin 562 kilometrekare büyüklüğünde bir coğrafyada yer alırken,  birçok yer küre parçası olan levha ya da plaka tektoniğinin birleşiminde yer alıyor. Bu parçaların birleştiği alanlar fay demek, fay da deprem demek. Türkiye’nin topraklarının yüzde 93’ünün altında faylar var. Türkiye’nin 84 milyon 680 bin 273 kişilik nüfusunun da yüzde 98’i yani 82 milyon 986 bin 667 kişi fayların bulunduğu bölgede yaşıyor. Peki nasıl evlerde yaşıyor?

TÜİK verilerine göre Türkiye’de 25 milyon 329 bin 833 hane bulunuyor. Ortalama kat sayısı 5 ancak bazı illerde 6 kat üzerindeki binalar çoğunlukta. Gözler ister istemez yüksek binalara dönüyor. İşte Türkiye’de en yüksek binalarla 2000 öncesi evlerin yoğun olduğu şehirler?

TÜİK kat sayılarını 6 kat ve üzeri olarak en yüksek belirtiyor. Bu durumda Ankara’daki binaların yüzde 59’u 6 kattan daha yüksek olarak 7,1 kat ortalamasında en yüksek binalar da başkentte yer alıyor.

Ankara’da yüksek binalar genelde yoğun olurken, onu takip eden Kayseri ise 8,2 katla Türkiye’nin en yüksek binalar ortalamasına sahip oluyor.

En yüksek binaların yer aldığı İstanbul ise ortalamada 3. sırada yer alıyor. 6,9 kat ortalamasıyla 6 kat ve üzeri bina oranı yüzde 54,9 oluyor.

Türkiye’nin kat ortalaması 5 demiştik ve bunu üzerinde ortalama kat sayısı olan 9 il bulunuyor. Bu şehirler de Ankara’dan başka Kayseri, İstanbul, Diyarbakır, Rize, Tekirdağ, Trabzon, Mersin ve Adana oluyor.

Bir de binaların yaşları sorunumuz var biliyorsunuz. Mühendislik kurallarına uygun yapıldığı müddetçe binaların yaşı o kadar önemli olmasa da belli dönemlerde kurallar değiştiğinden bir yönetmelik sorunu da yaşamıyor değiliz.

Türkiye’de bulunan 25 milyon 329 bin 833 haneden yüzde 12,6’sı 1980 ve öncesinde inşa edilmiş. Yüzde 30,9’u ise 2000-1980 aralığında inşa edilirken, yüzde 47,4 oranında 2001 sonra hanemiz bulunuyor. Yüzde 9,1 oranındaki binaların da yaşını bilmiyoruz.

1980 öncesi binaların oransal olarak en yoğun olduğu şehir yüzde 26,2 ile Kastamonu olurken, 1981-2000 arasında yapılan en çok Bartın’da bina bulunuyor. 2001 sonrası inşa edilen binaların en yoğun olduğu ilimiz de 2003’te deprem felaketi yaşayan Bingöl.

Kahramanmaraş merkezli depremden etkilenen 10 ilden Şanlıurfa’da binaların yüzde 61’i 2001 sonrası inşa edilmiş.

Uzmanların yıllardır uyarılarda bulundukları İstanbul’da 1980 ve öncesinde yapılan binaların oranı yüzde 10,4 olurken, 1981-2000 aralığında yapılan ve halen kullanılan binaların oranı yüzde 36,8 ancak burada sayı birçok şehrin yapı stokunu neredeyse geçiyor.

İstanbul’da sonra en çok hanenin bulunduğu İzmir’in toplam hane sayısı 1 milyon 503 bin 086 olurken, İstanbul’da sadece 2000-1981 arasında yapılan hane sayısı 1 milyon 750 bin 833 oluyor. İstanbul’da 2001 sonrası inşa edilen binaların oranı yüzde 45,7 oluyor.

Siz binanızın yaşını biliyor musunuz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir