“Eski Tüfek” solcular ayrılığı yorumladı… Komplo teorisine inanmam ama…

İlknur Altıntaş

Malum…

Son iki gündür ortalık toz zduman!

Meral Akşener Kemal Kılıçdaroğlu’na rest çekti ve 6’lı masadan ayrıldı…

Ya da “ayrıldı gibi mi” desek bilemedik.

“Niyet okuma” yapmayalım şimdi. Işık hızında değişiyor herşey, yetişemiyoruz…

Ve maalesef gelenek haline gelen komplo teorilerine ise alıştık…

Bunu gene yakın zamanda deprem olayında yaşadık hatırlayınız. Bazı kafalar hala karışık! Hani, meşhur “HAARP” olayından bahsediyoruz…

Sanki biz fay hattında değiliz de, sanki uzmanlar hiç uyarmadı da bir anda hiçbir tehlike yokken makine ile ABD’liler suni deprem yarattı…

İşin içine Tesla’yı bile soktular, bir de 1999 Gölcük Depremi’ne bağladılar mı tamamdı…

“Sen geçerken sahilden sessizce gemiler kalkar yüreğimden gizlice” şarkısına nakarat olsun diye boğazdan geçen ABD gemileri bile devreye girdi…

Şimdi aynı “komplo teorileri” gene yayında! Kulaktan kulağa da yayılıyor.

Neler neler yazılıp çizilmedi ki: Soroslar, Pensilvanya’dan emirler, AKP ile gizli müttefiklikler vs.

Oysa… Başından beri söylenen aynı şeydi, Meral Akşener hep dedi ki: “Kazanacak aday…”

Kimdi onlar?

Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş!

Hadi… Politikanın “bin bir yüzü” vardır biliriz.

E, malum bizde de herkes her konuda uzman! Kahvehaneden tutun, pazara kadar her yerde siyaset konuşulur…

Evet, komplo teorilerine bayılırız da ya eski tüfek solculara ne demeli?

Mesela Zülfü Livaneli: “Açıklaması zor gelen her olayda devlet parmağı arayın” yazdı.

-Her olayda mı?

Neyse, devam edelim…

Ahmet Ümit: “Polisiye öyküler ve romanlar yazmama rağmen gerçek hayatta ve siyasette komplo teorilerine pek inanmam ama Meral Akşener’in son çıkışı İYİ Parti’nin AKP ile gizli bir anlaşma yapma ihtimalini akla getiriyor. Gerçek mi değil mi nasılsa çıkar yakında ortaya”

Biliyorsunuz!

“ama”dan önce söylenen her söz geçerliliğini yitirir.

Bir ara çok oldu böyle, hele de Odatv, Ergenekon, Balyoz davalarında. Güya iyi birşeyler yazılır çizilirdi, “biz kendisini çok severiz de”; “İyi bir gazetecidir de”…

Hoppp ardından, “ama”lar , “fakat”lar gelirdi…

Bir “ama- fakat” tweeti daha ekleyelim…

O da yine eski tüfek solculardan: Ataol Behramoğlu

Dedi ki; “Sayın Akşener için komplo teorisi, derin devler vb. yakıştırmaları yapmayacağım. Fakat hesap ne olursa olsun partileri için iyi olmadı. İYİ Parti inandırıcılığını kaybetti. Kimlik arayışı süreçlerinde eriyecek, dağılacak, Akşener siyaset sahnesinden büyük olasılıkla silinecektir”

Mustafa Sönmez’in hedefinde Recep Tayyip Erdoğan vardı: “Bu Saray entrikan da işe yaramayacak seni İYİP de Meral ve şurekası da kurtaramayacak. Kaldı mı başka numaran?”

Emre Kongar ise yazısında: “… Meral Akşener CHP’nin iki belediye başkanına adaylık çağrısı yaparak İstanbul ve/veya Ankara belediyelerinden yönetimini ve gelirlerini AKP’ye armağan etme niyetini açıklamıştır”

Orhan Bursalı, bunun kararlaştırılmış bir masayı devirme eylemi olduğunu yazdı. Bu siyasetin temellerinin 2021’de atıldığını ve kendisini Erdoğan ailesinin bir yakını da olarak tanıtan ANDY-AR araştırmacısı Faruk Acar ile çalışmaya başladıktan sonra Meral Akşener’in planları bir bir devreye soktuğunu yazdı:

“… tüm bunları bir araya getirirsek İYİ Parti’nin bilinçli olarak bir beş yıl daha RTE iktidarına yol açtığını söyleyebiliriz”

Bir başka “komplo teorisi” ise Prof. Dr. Ahmet Saltık’tan geldi:

“Acaba AKP= RTE Meral hanımın bir açığını mı buldu, “yarattı”? Ne bileyim ben kaset-FETÖ kumpası gibi? FETÖ savları vardı zaten. Baykal kasetler yollandı, DP için “derbest” söylemleri var. Sopa-havuç taktiği mi sahnede? Aklımdan çıkmıyor. AKP+MHP yetmeyecek seçimde, bir stepne daha…”

Durum şimdilik bu…

Dedik ya…

Siz bakmayın söze, “komplo teorilerine inanmam” diye başlayanlara…

-Amalar, fakatlardan sonra iş beş dakikada değişiverir…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir